Neuralink Nedir?

Elon Musk’ın yeni projesi Neuralink nedir? Bu yazımızda, Elon Musk’ın yeni projesi olan ve insanlığın kaderini değiştireceği iddia edilen Neuralink projesine göz atıyoruz.

İlkokuldaki ilk fen derslerimizden itibaren, beş duyuyu organımız olduğunu öğrendik. Belki de çok uzak olmayan bir gelecekte bu bilgi, güneş sistemimizdeki dokuz gezegen fikri gibi geçerliliğini yitirebilir. (üzgünüz, Pluto). Bu, tartışmalı bir beyin çipiyle beyin-makine arayüzü teknolojisiyle çıkış yapan Neuralink şirketi sayesinde mümkün olabilir. 17 Temmuz 2019’da şirket, sıkı çalışmasını nihayet bir YouTube canlı yayınında açıklamıştı.

İlk duyduğunuzda, Neuralink’in uğraşı ve amacı, sanki çılgın bir dahinin günlüğünden çıkmış gibi gelebilir. Şüphesiz, şirketin başında Elon Musk olduğu için, bunu düşünmek çok da zor değil. Ancak bir Bilim Kurgu ile korku filmi karışımı gibi görünen düşüncelerin ötesine bakarsanız, insanlık için oldukça farklı bir geleceğe bir göz atabilirsiniz. İnsanların yeni, altıncı hissi olan, Neuralink.

YouTube etkinliğinde tanıtılan 4 farklı Neuralink prototipi

Neuralink Tam Olarak Nedir?

Neuralink, ilk olarak belden aşağısı felçli hastalara, fiziksel hareket yapmadan akıllı telefon kullanma ve bilgisayarda fare tıklaması yapmak gibi basit görevlerde yardımcı olmak için kullanılacak bir cihazdır. Açık olmak gerekirse, insan denemeleri henüz başlamadı; Elon Musk ve ekibi 2020’nin sonunda başlama konusunda iyimserliklerini koruyorlar ancak bu zaman çizelgesini, FDA onayının kolay olmadığı gerçeğiyle sabitliyorlar. Musk’ın açıklamalarına göre, Şimdiye kadar Neuralink prototipleri kemirgenler ve görünüşe göre bir maymun ve domuzlar üzerinde test edildi.

Beyindeki Parça

Neuralink, beyninizin yüzeyine bazı bileşenleri, cerrahi olarak yerleştirmeyi de içerir. Ancak bu tarz beyin implantları yeni değildir. Bu tarz beyine yerleştirilen implantlar, 1970’lerden beri araştırılmaya ve geliştirilmeye devam ediyor, test ediliyor ve kullanılıyor. Sadece daha önce beyin implantları bu derece bir iyileştirme olarak görülmüyordu. Ne de olsa beynimiz hala büyük bir muammadan ibaret ve zekamızın genetik kökenini daha yeni yeni çözmeye başladık.

İdeal olarak, bu gizemli odanın gizemini korumak istiyoruz. Ve eminim Elon Musk (ve ekibi) de ister. Sonuçta kimse beynine cerrahi bir müdahaleyi durduk yere istemez. Ancak bu noktada, cerrahi bir müdahale olmadan amaca ulaşılması mümkün değil. Bu durumu, elektrik alanlarını tespit etmek için kullanılan cihazlar olan elektrotları kullanarak, bir dizi testi çalıştırdıktan sonra fark ettiler. Beyinde elektrik alanları, sinirler birbirlerine mesaj gönderdiğinde meydana gelir. Yani Neuralink, sinirlerin ne zaman birbirine mesaj gönderdiğini tespit etmek için elektrotları kullanır.

Elektrotlar

Elektrotlardan biri (bunu Elektrot 1 olarak adlandıralım) nöronun hemen üzerine yerleştirildi. Doğrudan nöronun üzerinde olduğu için, nöron hareketliliğinin bir sonucu olarak üretilen herhangi bir elektrik alanını tespit edebilir. Daha sonra nöron hareketlerinden kaynaklanan bir elektrik alanı hala tespit edip edemeyeceğini görmek için, başka bir elektrot (biz buna Elektrot 2 diyeceğiz) daha yerleştirdiler. Sonrasında elektrotun sinyali en fazla ne kadar mesafeden algılayabildiğini görmek için, 1. Elektrottan uzaklaştırmaya başladılar. 2. Elektrot uzaklaşırken, 1. Elektrottan gelen sinyalleri takip etmeye devam ettiler. İki elektrotun arası 60 nanometre (6 x 10^-9 metre) olduğunda, 1. Elektrotun yakalayabildiği sinyali, ikinci elektrot yakalayamamaya başladı. Bu da gösterdi ki, bir Elektrotun, bir nöronun sinyalini yakalayabilmesi için, nörona en fazla 60 nanometre uzaklıkta olması gerekliydi. Mesafe oldukça az olduğundan, elektrotların, cerrahi müdahale ile kafatasının içine yerleştirilmesi gerekliydi.

Elektrotlar, küçük bir alıcıyla birlikte kafatasının altına yerleştirilecek. Bu noktada şunları belirtmekte fayda var: Hayır, kafanızdan dışarı çıkan bir anteniniz olmayacak ve hayır, elektrotlar beyninize saplanmış iğneler gibi olmayacak.

N1 Sensorü, insan beynine gömülü çipin ilk versiyonu

İşaret parmağınızı çıkarın ve çipin, parmağınızın ucunda olduğunu hayal etmeye çalışın. Şimdi ne kadar küçük olduğunu anlayacaksınız. Kesinlikle şu anda kulaklarımızda bulunan AirPods’lardan daha da küçük. Bu çipin yerleştirileceği muhafazanon boyutu 8mm çapında ve 4mm yüksekliğinde olacak.

Cerrahi Robot

Çipin dışında, muhafazadan dışarı çıkan, mikroskobik ipliklere benzeyen, küçük ve ince elektrot olacaktır. Minik dediğimizde, yaklaşık 6 nanometrelik bir çaptan bahsediyoruz. Karşılaştırmak için saçınızın çapını hayal edin, insan saçının çapı yaklaşık 0.3 mm’dir. O kadar küçük ki, bir insan eli kadar büyük bir şey, bu ince iplikleri beyne yerleştiremez. Bu nedenle, Neuralink, bu hassas iplikleri beyne yerleştirmesi için, bir tür robotik cerrah tasarladı.

Neuralink N1 elektrotlarını beyne yerleştirecek robotik cerrah

Bu cerrahi robot, iplikleri beyninize yerleştirmek için gereken hassas hareketleri yapma yeteneğine sahiptir. Kulağa basit bir görev gibi geliyor ancak yapılacak işin ve kullanılan malzemelerin küçük ölçekte olduğu düşünülünce, bir Falcon 9 roketini Dünya’ya güvenli bir şekilde geri indirmek kadar karmaşık bir görev haline geliyor. (Ki bu da Musk’ın çok aşina olduğu bir durum.)

Bunun nedeni, bu ölçekte dikkate alınması gereken birçok değişik faktörün olmasıdır. Örneğin nefes almanız ve kalp atışlarınız. İkisi de istemsizdir. Elbette, tamamen sedasyon altında olmayan bir kişi, bir saatlik prosedür boyunca nefesini tutmaya çalışabilir makineler aracılığıyla nefes alabilir. Ancak bir kalp atışı durdurulabilir mi? Kimsenin bunu tavsiye edeceğini sanmıyorum.

İnsan beynini dürtmenin, acıdan dolayı büyük bir baş ağrısına neden olup olmayacağını merak edebilirsiniz. Cevap, hayır. Her şeyden önce, beynin herhangi bir ağrı reseptörü yoktur, bu nedenle hiçbir şey hissetmezsiniz. İkincisi, elektrotlar çok incedir. Saç benzetmesi yeterince anlaşılır değilse, şöyle düşünün. Bu elektrotlar sivrisinek hortumundan (kanınızı emmek istediğinde çıkan uzun iğne), yani ağzının iç kısmı olan Labium’dan daha da incedir. Robotun iplikleri yerleştirmek için kullanacağı boru yaklaşık 40 nanometre çapındadır (elektrotun 6 nanometre çapına kıyasla). Hiç sivri sinek sizi ısırırken acı hissettiniz mi?

Neuralink cerrahi robotu çalışırken

Neuralink için kullanılacak cerrahi robot, her elektrotu yerleştirmek için doğru alanları belirlerken, aynı zamanda diğer değişkenleri de hesaba katar. Bu sayede herhangi bir kan damarına çarpma olasılığını en aza indirilir. Ki bu, beyin için hiç de iyi olmaz. Yukarıdaki resimde (Bu görüntü Neuralink YouTube canlı yayınından alınmıştır), en üstteki iki görüntü parçası, kalp atışı ve nefes alma gibi değişkenlerle simüle edilmiş bir beynin hareketini gösterirken, sol alttaki, robotun bu değişkenleri hesaba kattıktan sonra gördüklerini göstermektedir. Görünüşte hareketsiz bir beyin gibi duruyor.

Beynin Dışındaki Parça

Kafanıza robotik olarak implante edilmiş bir biyonik süper beyin çipine sahip olmak, çoğumuzun hayatta bir kez yaşanacak bir deneyim olduğunu düşündüğümüz bir durumdur. Musk ve ekibi, bu durumu böyle tutmak istiyor. Yazılım güncellemeleri zaten zahmetlidir ve her zaman biz onları istemediğimizde olurlar. Yazılımın bir güncelleme yapmak istediği her seferinde, yerel beyin cerrahına bir ziyaret yapmak zorunda kalma fikri, bir süper beyne sahip olmanın getirebileceği çekiciliğe gölge düşürüyor. Bu nedenle büyük bir Neuralink parçası, kafatasının içinde değil, kulağınızın arkasında, giyilebilir bir cihaz olarak yerleştiriliyor. Link adı verilen bu giyilebilir cihaz, bataryanın yanı sıra gerekli yazılımı da içinde barındırır. Bu şekilde, düşük pil yüzdesine sahip olduğunuzda, şarj etmek için cihazı çıkarmanız yeterlidir. Yazılım güncellemesi de benzer bir yolla gerçekleşir. Ancak bu, bu gece yapılan canlı yayındaki güncel sürümde tamamen ortadan kaldırılmış durumda.

Link adı verilen, giyilebilir Neuralink cihazı

Neuralink Ne Yapmak İstiyor?

Basit, herkesin beyninde bulunan bir bilgisayar olmak. Elimizde taşımak zorunda olmadığımız ve kullanımı esnasında tespit edilemeyen bir bilgisayar. Elon Musk belden aşağısı felçli hastalara yardım etme fikrini muhtemelen sevse de onu gelecekteki yapay zekâ teknolojileriyle daha da öteye taşımayı düşünüyor. Ve Neuralink’in bu başarıyı getireceğine inanıyor.

Öngörülemez gelecekte Musk, Neuralink’in beyin çipini elektif cerrahi olarak görüyor. Bu, çoğu devlette sigorta kapsamında olmayacağı, yani Devlet desteği dışında olacağı anlamına gelir. Bunun anlamı, insanların ihtiyacı değil, onu isteyeceği. Dünya çapında plastik cerrahiden daha yaygın hale gelebilir. Tabii ki bunlar Elon Musk’ın düşünceleri. Gerçekte nelerin olacağını ise zaman gösterecek.

Neuralink Ne Olabilir?

Kapitalist bir bakış açısıyla, Apple’dan veya diğer mevcut teknoloji devlerinden daha büyük (belki Amazon hariç, çünkü aksi takdirde aklımızla nasıl alışverişe giderdik?) bir şirket haline gelebilir. Neden bir iPhone’a veya bir Apple Watch’a ihtiyacınız olsun ki (aslında, şu anda neden bir Apple saatine ihtiyacınız var…), her şeyi kafanızda dururken? Neuralink’in başarısı, gelecekteki inovasyonun gidişatını ve yönünü değiştirecek. Neuralink ile başka bir gelecek hayal ederken, bir zamanlar oldukça yenilikçi ve hala ulaşılamaz görünen şey (örneğin, artırılmış gerçeklik gözlükleri), artık biraz modası geçmiş görünüyor.

Ancak Neuralink, artırılmış gerçeklik gözlüklerinin getireceği yeniliklerinin çok daha ötesine geçebilir. Örneğin, telepati artık o kadar da abartılı değil. Sonuçta, elektrotlar tarafından alınan sinyaller kablosuz olarak elektronik cihazlara iletilebilir. Link kulaklığın kendisi de elektronik bir cihazdır. Mesajları bir Link cihazından diğerine aktarmak, iPhone’lar arasında görüntüleri havadan göndermeye (~Air Drop) benzer. Formüle biraz da kuantum dolaşıklığı ekleyelim ve belki Marslı ailelerimize telepatik telefon görüşmeleri dahi yapabiliriz. Zamanın bu noktasında, Neuralink’in teknolojisi muhtemelen, nöronlarınızdaki küçük elektrik atmalarından algılanmış tam cümleleri oluşturamayacak ancak belirli atma modellerini, belki de cümleler yerine görüntülere çevirmek için eğitilebilir. Veya tek bir kelime için. Bu tür bir özellik zaman içinde de geliştirilebilir. Sonuçta günün sonunda yapay zeka ve makine öğrenmesi kullanılıyor, bunlar ise hep gelişen ve büyüyen teknolojiler.

Neuralink iletişim hızını da artıracaktır. Şu anda yazarken, iletişim kurduğumuz hız parmaklarımızın QWERTY düzlüklerini (klavye) incelikle dolaşabilme hızıyla sınırlı. Telefonumuzu kullanırken, başparmağımızın ne kadar hızlı dokunabileceği de sınırlayıcı bir etken. Konuşurken bile, dili bükmeden önce ancak belirli bir hızda konuşabiliyoruz. Ancak bir zihnin düşünceleri anlıktır. Neuralink sonunda bu anlık düşünceleri yakalayabilir ve kelimelerin ağzımdan çıkabileceğinden daha hızlı bir şekilde bunları anında iletişime aktarabilir.

Ancak daha sıkıntılı bir kullanım ise, bazı ilaçların yerine de geçebilir olmasıdır. Etkilerini görmek için artık kahve içmenize, sigara içmenize gerek kalmayacak. Hatta bu işletmeler endüstri mezarlığına bile gidebilir Neuralink yüzünden. Belki de bu firmalar, Neuralink için ücretli uygulamalar üretmeye başlarlar, Starbucks’a her yerden erişebildiğinizi düşünün… Tabii ki bu durum, kötüye de kullanılabilir.

Gelecekteki Endişeler

Endişelerden bahsetmişken, bunun da uzayıp giden bir listesi var. Bilgisayarınızın dosyalarını kilitleyen ve bir fidye ödeyene kadar (genellikle Bitcoin’de) tek tek silen virüslerden biri olan olan fidye yazılımı, günümüzde bilgisayar ağları için ciddi bir tehdittir. Şimdi bunu beyninizde de bir tehdit haline geldiğini hayal edin. Bilgisayar korsanlığı, yazılım hataları ve donanım kusurları günlük yaşamınız için bir tehdit olabilir. Bunun beynimiz için olmasıysa kaostur.

Daha uzak bir gelecekte, başka bir endişe de Neuralink’in yalnızca nöron sinyalleri okumak yerine kendi sinyallerini de gönderebilecek yeteneği kazanabilme olasılığıdır. Bu, insan iradesinin tamam ortadan kalkması ve ciddi anlamda sosyal sorunlarla karşı karşıya gelmemiz anlamına gelebilir. Esasen nöronlarınız adına iş yapabilir. Ancak beyin bu konuda çok hassastır. Kimyasallar ve nöronların birbirleriyle nasıl iletişim kurduğu dahil olmak üzere, farklı uyaranlara yanıt olarak kimyasallar, tüm yaşam boyunca değişir. Denkleme Neuralink’i eklemek beyinlerimizin gelişimini de bile değiştirebilir.

Neuralink inkar edilemez şekilde yenilikçi bir projedir. Elon Musk’tan beklenen bir şey, değil mi? Bugünün teknolojisindeki sınırlamalar yerine, geleceğin teknolojisine odaklanma eğilimi, başkalarını bu teknolojinin veya bunun gibi teknolojilerin güçlü potansiyelini görmeye yönlendiriyor. İnsan zekasının geleceği için ne getireceğini hayal etmek güç. Ancak bir şeyleri değiştireceği kesin.

Son olarak, sizi bu gece yapılan etkinliğin canlı yayın tekrarı ile baş başa bırakalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir